Prangasız Fikirler Sitesi

Thursday, Mar 18th

Last update07:02:16 PM GMT

Arabic English French German Russian Spanish
Buradasınız: BÖLÜMLER DENEME/NESİR Rüyâ

Rüyâ

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfMükemmel 

Biraz kaprisli, biraz nazlı ve çokça sevimli bir çocuk olmayı bırakıyorum artık.

Vazgeçiyorum ayaklarımı yokluğunuza vura vura; varlığınızdan nasiplenen diyârları takip etmekten ve sözlerimi kağıttan gemilere bindirerek soluduğunuz şehirlere göndermekten. Henüz yolun başında dağılarak, gözyaşlarıma karışan gemilerim kadar uzak değilim size. Uzak değilsiniz anladım, bir hayal kadar gözlerime...
Biliyorum, şimdi arzuhâlim yüzünüzdeki yağmura düşüyor ve yangına dönüşüyor her damla içinizde... Sokaklar, naralar, gökler sığmıyor göğüs kafesinize. Yabancı değilim aklınızın gönlünüzle savaşına. Biliyorum baharınız hicran, sirâcınız gece... Öfkelisiniz “toyluğum” kadar...

Oysa efendim; ben değilim, bende değilim, bana ait değilim şimdilerde…

Düşünün ki uzak zamanların, çöl gecesi bekâsına hapsettiği bedevîsiniz. Bir ömrün kumlara mahkûm ve armağan edilen tarafına tebessümünüz kadar güzel, öyle muazzez ve mübâreksiniz. Esaretinde bulunuşun bilincinde olduğunuz fakat esirlikten tuhaf bir lezzet duyduğunuz prangalarınızım. Hükmü yok avuçlarınızdaki pusulanın.

Yada mehtaplı bir hülyâsınız âşıkların bakışlarını süsleyen. Uğradığınız her yüreğin çehresinde biraz gülüş ve dalgınlık, biraz esrârlı muammasınız. Gönüllere fısıldadığım hasretten geçiyor sizi çağıran her terennüm. Yaşatabildiğiniz ölçüde yaşamak ve yürümek için muhtaçsınız.

Bilsem ki; yazılmamış şiirler hatırına göklerin doğurduğu özge akşamsınız. Çilenize renk veren günâhım kadar karanlık ve içinde siz bulunan bahtım kadar aydınlıksınız.


Ya leyl! sevene ilhâm olan sadece siyahınız mı sanırsınız?

Pencere kenarlarında solunan uykusuzluk.

Kirpiklere düşen çiğ… Dudaklarda bekleşen ah! Kaç mey vakti, kaç içli serâp…

Hayır hayır! En parlak yıldızıyım varlığınızın. Süsünüz, güzelliğinizim.
Mecnun’un kalemde rakseden şavkı kadar derin.

Düşünün ki kelimelerin dilde en çok tekrarlananı fakat evrenin içine almaktan aciz kaldığısınız. Adınızla yaşadı her acı, yolunuza baş koydu “canan” nidâsıyla can… ve ben; henüz kimsenin keşfedemediği renginizim.

Ah lisânım karmakarışık ve her tümce biraz dağınık. Her yerde sizim işte ve her şeyde sizinle…

En çok sancıyım gözbebeklerinizdeki..

Kavuşturun ki kirpiklerinizi susayım ebedî..

Efendim saklayın gözlerinizi..

Yorumlar  

 
0 #1 Sergerdan 2010-02-12 02:51 Edebi sofranın insanı arındıran müessir ifade gücünden birini daha gördüm. Hoştu, doyurucuydu, ilham doluydu…

Kelamınıza kuvvet
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile