elimde yük vardı / istanbulun sayılı ıssız üstgeçitlerinden birisinde yürüyordum / dilenci olsa dilenecek kimse bulamazdı diye düşünüyordum / geçidin sonundaki dilenci kadını gördüm / ayaklarını uzatmış sırtını trabzanlara yaslamıştı / kucağında bebeği vardı / yoksa çocuğu mu desem / kadın her çingene dilenci gibi başına beyaz bir başörtüsü atmıştı / kendini acındırmaktan değil / herhalde kimse yok diye düşüncelere dalmıştı /
hava esiyordu / biraz soğuktu / çocuğun açık kahve saçları uzamıştı / rüzgarda dalgalanıyordu / yanakları zengin şehir çocuklarınınki kadar tatlıydı / o da mahzundu annesi gibi / sol kolu sabitti / sağ eli zevksiz ve ince kazağından sıyrılmıştı / annesinin cepleri olan eteği ile oynuyordu işaret parmağı / yere bakıyordu / çok sevdim ana-çocuğu / hiç para vermedim / ezan okunmaya başladı / Allah büyük diye bağırıyordu müezzin / ben yükümün sağ kolumu yorduğunu anladım / içimden yanlış durakta indiğim için isyan ettim / ama içimden / dışımdan değil / isyan dıştan olmamalı değil mi?
2009





















