Prangasız fikirler

Saturday, Sep 04th

Last update11:55:57 PM GMT

Arabic English French German Russian Spanish
Buradasınız: BÖLÜMLER MAKALE İslam Kardeşliği Ve Sorumluluğumuz 4

İslam Kardeşliği Ve Sorumluluğumuz 4

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfMükemmel 

Küfür cephesi her gün yeni bir saldırı ile üzerimize gelmektedir. İçimize birçok nifaklar sokmuştur.

Dünya Müslümanları paramparça olmuş, birlik ve beraberliğimiz kalmamıştır. Dünyanın her tarafında müminlere karşı son derece şiddetli ve acımasız katliamların yapıldığı, kafirlerin galip, müminlerin mağlup olduğu bir dönemde yaşıyoruz ve TOPU TOPU bir avucuz.
Kâfirler beldelerimize, mallarımıza, bedenimize zorlada olsa sahip olabilirler. Fakat bizler kalplerimizi, sevgilerimizi, merhametimizi de onlara teslim etmeyelim.

Sevgi ve merhametimizi de kaybedersek elimizde bizi biz yapan, hangi değerimiz kalacaktır. Bizler birbirimize merhamet ve yardım etmeyeceğiz de bize kim yardım edecektir.
Müminlerin tekrar galip, kafirlerin mağlup olacağı bir zamana kavuşmak istiyorsak, tekrar bütün gücümüzle, bütün kalbimizle merhamet ve sevgimizi müminlere, kin ve buğumuzu kafirlere yönlendirmediğimiz müddetçe ne dünyada zafer elde edip rahat ederiz, ne de Rabbimiz bize Ahiret nimetlerinden nasip eder. Bunları elde etmek için ise sevgi, merhamet ve dostluğumuzu sadece müminlere vermeliyiz.
Allah(C.C)'ı veli, dost edinmenin yolu Peygamber(s.a.v)'i veli dost edinmektir. Peygamber(s.a.v)'i dost edinmenin yolu, müminleri veli, dost edinmektir. Müminleri veli ve dost edinmenin yolu ise haklarına riayet ederek adaletten ayrılmadan sırf Allah rızası için sevmektir. Müminleri dost edinenin dostu ise Allah (c.c)'tır.
Kişi kimi dost edinirse onun hali ile hâllenir. Onun gibi düşünür onun gibi inanır, onun gibi giyinir, onun gibi yaşar.
Ebu Hureyre (r.a), peygamberimiz (s.a.v.)' den şu hadisi nakleder :
"
Kişi dostunun dini üzerinedir. Sizden her hangi biriniz, kiminle dostluk yaptığını iyice düşünüp, tetkik etsin. "


Şimdi bizlerde dostlarımızı, bir gözden geçirelim. Bizim dostlarımız, bizimle niçin dostluk yapıyorlar.
1-) Senden menfaat ve çıkarı olan, gerektiği zaman seni kullanan, iyi günlerinde yanında, kötü günlerinde Seni terk eden biri mi?
2-)Benim kalbim temiz. Nice namaz kıldığı halde kötü olanlar var, hem yaşında genç nasıl olsa ALLAH affeder diyerek nefsini İLAH edinmiş biri mi?
3-) Hayatını yemek, içmek, eğlence ve cinsi ilişkiden başka bir ölçüye oturtamayan biri mi?
4-) Dünyaya meyletmiş, mal ve para hırsı ile dolu biri mi?
5-) Rabbinin verdiği nimetlere rağmen ona hamd ve şükür etmeyen, ot gibi yaşayan biri mi?
6-) Rabbinin verdiği akılla akıl etmeyen, fakat o aklı kullanmayıp inkâr eden biri mi?

7-)Hedefi ve gayesi Allah’ın dinini yer yüzüne hakim kılmak olan birimi, yoksa Tağutların, Karunların ve Belam ların oyuncağı olmuş birimi.

8-)Kominizi mi, Laikliği, Demokrasiyi, Kapitalizmi, Faşizmi ve daha niceleri olan ideolojileri ve onların liderlerini benimsemiş kişilermi,yoksa ,Kur andan başka kitap,Resulden başka önder ,İslam dan başka hayat nizamı tanımam diyenler mi


9-)Yoksa malın, makamın ve çevren için değil de, sadece Allah(c.c) kulluk yaptığından dolayı, karşılıksız ve menfaat sırf Allah(c.c) için seven biri mi?


Peygamberimiz(s.a.v.)'in şu sözü konuya açıklık getirmesi bakımından önemlidir:


"
Herhangi bir kimse ki, Allah(c.c) onun için hayır irade etmiştir, ona Salih bir dost nasip eder. O unuttuğu zaman Salih ona hatırlatır ve ikaz eder. Hatırladığı zaman yardımda bulunur.
Herhangi bir kimse Allah(c.c) yolunda bir kardeş edinirse, Cenabı Hak o kardeşliği edineni Cennette bir derece yükseltir. Hâlbuki o dereceye, başka bir ameli ile asla nail olacak değildir."


İslam'ın eski günlerine kavuşup tekrar yeryüzüne hâkim olması yolunda gayret edenlere, Allah (c.c) muhakkak ki yardım edeceğini vaat ediyor.

Allah (c.c) yardımını kazanmak ise sırf onun rızasını gözetmek, Onun emirleri doğrultusunda Peygamber (s.a.v)in yolunda giden Müminleri sevmekle olur.


Unutmayalım ki kâfir İdeolojiler, insanların içindeki var olan sevgiyi kendi ideolojileriyle doldurarak, insanları Allah (c.c)'ın sevgisinden uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Müslüman olduğunu söyleyen bir fert sevgisini, Allah (c.c)'a, Resulü (s.a. v)'ne ve müminlere veremezse, işte o zaman ideolojilerin çizdiği sahte sevgilerle içimiz dolacaktır.


Günümüz Müslümanlarının çoğu maalesef ideolojilerin tuzağına düşerek, sorumluluklarını ve kardeşlik duygularını kaybetmişlerdir.

Şimdi Nefsimizi iç dünyamızda bir hesaba çekelim.

Allah aşkına kaybettiğimiz bir ticari bir kaybımıza mı yoksa,toprakları işgal edilmiş bir Müslümana mı daha fazla üzülüyoruz.

Tuttuğumuz takımın yenilmesi mi bizi kahrediyor, sinirlendiriyor, yoksa Filistinli kardeşlerimize yapılan işkenceler mi.

Bir maçı izlemek mi bizi heyecanlandırıyor, Müslüman kardeşlerinin olduğu bir ortama gitmek mi.

Şahsi bir hakkımızı gasp eden bir zalime mi isyan edip mücadele ediyoruz, yoksa Ümmeti Muhammed in haklarının gasp edilip,Müslümanları Laikliğe,Demokrasiye,Kapitalizme ve diğer ideolojilere uymaya mecbur eden zalimlere mi isyan edip kızıyor ve gasp edilen hakkımız almak için mi mücadele ediyoruz.


Artık nefsimize sormak lazım; " acaba dünyadaki bu zulmün, bu katliamın, bu adaletsizliğin, bu din düşmanlığının, haksız yere öldürülenlerin, dul, yetim, öksüz, sakat, evsiz ve imansız kalan insanların bu hallerinden Allah (c.c) acaba bizleri hesaba çekmeyecek mi? Bütün bunların hesabını vermeye gücümüz yetecek mi? "


Ya bu mazlum Müslüman insanlar mahşerde karşımıza çıkıp bizlere şöyle seslenirse: "Ey gafil Müslümanlar, ben dünyada katledilirken dinim elimden alınırken, sakat, öksüz, yetim, dul bırakılırken sen nereye gittin, sana hakkımı helal etmiyorum. Ya Rabbi davacıyım. Ya Rabbi davacıyım. Al benim ve diğer mazlumların hakkın al" dediği zaman ne cevap vereceğiz?


O dünyada kaybetmekten korktuğumuz mallarımızın, o sahte dostlarımızın, mevkilerimizin acaba bizlere faydası olacak mı?


Gelin bir daha düşünelim, bir daha hayatımızı, sevgimizi, dostlarımızı gözden geçirelim! Sorumluluklarımızı bir daha hatırlayalım. İslam kardeşliğini hayatımızın bir parçası haline getirelim. Ve bu vesile ile peygamberimizin şu müjdesine mazhar olalım:


"Allah yolunda sevişenler (cennette) kızıl yakuttan, yapılmış bir direk üzerinde dururlar. O direğin tepesinde, yetmiş bin kasım vardır. O kasımlarda duranlar, yukarıdan cennet ehline bakarlar. Onların güzelliği, cennet ehline, güneşin dünya ehline parlaklığı gibi görünür.
Cennet ehli derler ki: Gelin gidelim, Allah için dünyada sevişenleri temaşa edelim.
Onların güzellikleri, cennet ehline, güneşin parlaması gibi parlar. Onların sırtında, yem yeşil sündüş ten elbiseler vardır. Onların alınlarında ALLAH YOLUNDA SEVİŞENLER)
YAZILIDIR.

Selam olsun ön yargısız, taassupsuz, gurur ve kinden ayrılmış dünya kaygısı taşımadan sevişenlere.

Selam olsun Allah için sevenlere. Selam olsun Muhammedi (s.a.v) gerçek önder bilip onun yolunda gidenlere.

HANZALE YAYLA

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile