Prangasız fikirler

Wednesday, Sep 08th

Last update05:54:13 AM GMT

Arabic English French German Russian Spanish
Buradasınız: BÖLÜMLER MAKALE Zillet İçinde Yaşamak

Zillet İçinde Yaşamak

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 64
ZayıfMükemmel 

Zillet içinde yaşayanlar, zalime boyun eğenler, yalakalar, uşaklar neden kula rükû halinde yaşarlar? Neden onların sırtları başlarından daha yüksekte kalır?

Onlar kula kul olarak eğilirler ve efendilerini sırtlarında taşırlar. Efendiler onların sırtlarına basarak siyaset bineğine binerler. İnsanların hayvanları kullandıkları gibi haysiyetsiz insanları hayvan gibi kullanırlar. Zillet onların kaderi haline gelir. Nasıl ki cehennem de nihayet zalimin kaderidir.

Aklını kullanmayanların en değerli hazinesi olan akla aykırı tutum ve davranışları, inanç ve düşünceleri zillet içinde yaşamayı olağan kılar. Allah kullanılan aklı omuzlarla destekletir ve dik taşıtır. Asla mide veya testis hatta diz seviyesine indirmez. Mide seviyesine inmek yemek için yaşayan hayvan seviyesidir; testis seviyesine inmek tövbesiz zinacının hayvan seviyesidir; diz seviyesine inerek yaşamak ise el etek öperek ve esarete rıza göstererek hayvandan da aşağı olma seviyesidir. Şerefli insan kalp, vicdan ve akıl seviyesinde yaşar. Akıl şeref kazandırdığı için en zirvededir. Başı baş yapan en zirvede olmasıdır. Baş eğilmezse akıl şeref verir. Aklı diz kapağında olan uşaklar kafası kireçleme olmuş uyuşuklardır. Onların ağızları arızalı olduğundan sürekli çalışırken, kulakları arızalı olduğundan tıkalıdırlar.

Allah doğanın tabiatına aykırı şeylerde uyum oluşturmaz. Şerefli insanın başı diktir. Omuzlardan yükselir. Zalime boyun eğmez ve aklı zirvede taşır.

O halde yakamıza yapışan zalimin gırtlağını sıkmak yiğitliktir. Zalim yakamıza yapışır da biz koluna sarılır elini öpersek bu kancıklıktır. Yiğitlerin şerefi ve haysiyeti zalimin karşısında açığa çıkar. Şeref sahipleri şehid ya da gazi olurlar. Şerefsizler ise ya geberirler ya da zillet içinde rezil rüsva yaşarlar.

Zalimi sırtlarında taşıyanlar zalimden daha aşağıda ve aşağılıktırlar. Zalim hiç olmazsa sırt üstündedir. Ve bir sırtlık basamak da olsa yüksektir.

Haksızlık kardeşinden bile gelse ve düşmanına bile yönelik olsa sen haklının yanında yer almak zorundasın. Sen zulümle savaşırken kimin engellediğine bakamazsın. Kim olursa olsun aşılmalıdır.

Birileri karar veriyor: “Müslümanların şu şu ibadetlerine müsaade ediyoruz. İkame edebilirler. Fakat şu ibadete ya da farizaya müsaade yok.” Böylece emir ve nehyin belirleyicisi kesiliyorlar. Senin inancının sınırlarını Allah’a rağmen onlar belirlemeye cüret ediyorlar. Sen onların oluşturduğu, tanımladığı, dayattığı şekilde bir ibadet modeline kul olarak mecbursun. Mecbursun diyorum çünkü bu onların icadı olan bir farzdır. Yok, eğer onlara darılıp da hiç ibadet etmeyeceksen sen bilirsin, seni dinine zorlamaz ve der ki: “Ateizme kadar yolun var…” Yani cehenneme kadar… Modern müşrik modern kölelerin efendisidir.

Dünyanın şu haline bak… Peki, senin hiç zoruna gitmiyor mu? “Allah’a rağmen sen kimsin benim neyi, nasıl ibadetle geçireceğimi takdir ediyorsun?” diyemiyor musun? Mesai saati namaz yok, kurumda başörtüsü yok, gayr-i Müslimliği kötüleyen ayetleri hutbede okumak yok, zenciler ve köpekler giremez, zina serbest…

Solucanlar bile senin kadar zillet içinde sürünmezler… Çünkü süründüğü bilincinde olacak kadar akılları ve yürümek için ayakları yoktur. Durum böyle olunca da sürünmekten gocunmazlar. Bu zaten onun tabiatına uygundur. Fakat siz ey bacaklı solucanlar! Zillet içindeyken bacaklarınızı göstere göstere sürünmekten utanmıyor musunuz?!..


28.07.2007 / Yüksel YILMAZ

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile