1.Giriş:
Bu yazıda 26. Sure olan Şuara suresi 57 ila 59. Ayet-i Kerimeler arasında “bir yorum sorunu”na değineceğiz, yoruma kaynaklık eden çevirileri ve nasıl anlaşıldıklarını da paylaşacağız. Bu Ayet-i Kerimelere verilen anlamları gördükten sonra, yorum sorununa değineceğiz ve bunun gerekçelerini izah edeceğiz.
2.Mealler:
Bu başlıkta üç mealden misal vereceğiz, diğer meallerden “alıntı cümle” yaparak misaller sunacağız.
2.1. Elmalılı:
“Firavn de şehirlere asker toplayıcılar gönderdi. “Şunlar şübhe yok ki bir şirzimei kaliledirler, Fakat hakkımızda çok gayz besliyorlar Biz ise uyanık ihtiyatlı bir cem'ıyyet bulunuyoruz” diyordu. Bu suretle bunları bostanlardan, pınarlardan, hazinelerden ve dilrubâ makamlardan çıkardık. Ve onları Beni İsraile miras kıldık”
2.2. Y.N.Öztürk:
“Bunun üzerine Firavun, kentlere toplayıcılar gönderdi: "Kuşkusuz bunlar, küçücük bir topluluktur. Fakat bize gerçekten öfke püskürüyolar. Biz ise dikkatli davranan koca bir kitleyiz”. Bunun üzerine biz onları bahçelerinden, pınarlarından çıkardık, hazinelerinden, mutlu kutlu yerlerinden ettik. Böylece oralara İsrail oğullarını vâris kıldık.”
2.3. S.Ateş:
“Fir'avn, (İsrâil oğullarının gittiğini duyunca) kentlere (asker) toplayıcılar gönderdi. "Şunlar, (şu İsrâil oğulları), az bir topluluktur" dedi. "Bizi kızdırmaktadırlar. Biz, ihtiyatlı, koca bir cemaatiz." Böylece biz onları çıkardık: bahçeler(in)den, çeşmeler(in)den. Hazineler(in)den ve o güzel yer(lerin)den. Böylece bunları İsrâil oğullarına mirâs yaptık”.
2.4. Diğer mealler:
“Cenâb-ı Hak da buyuruyor ki: «Artık biz onları bostanlardan, ırmaklardan çıkardık.» Ve hazinelerden ve pürnîmet bir makamdan (mahrum bıraktık).» İşte böyle oldu ve bunları (bu nîmetleri) İsrailoğullarına miras kıldık”. (Bilmen).
“Bu suretle onları bostanlardan, akar sulardan, hazînelerden ve şerefli makam (lar) dan çıkardık. İşte (çıkarışımız) böyle oldu ve onlara İsrâîl oğullarını mîrascı kıldık” (Çantay).
“Biz de Firavun’un kavmini bahçelerden, pınar başlarından, servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık. İşte böyle yaptık ve onlara, İsrailoğullarını mirasçı kıldık” (Diyanet).
Misalleri çoğaltmak mümkün karşılattırma açısından bu kadarı yeterlidir.
3. 26 Şuara Suresi 57-59. Ayet-i Kerimeler:
Yukarıda çevirilerini gördüğümüz ve üzerinde duracağımız ayet-i kerimelerin orjinali(yani arabçası) ve Latince yazılışı aşağıdadır:
فَأَخْرَجْنَاهُم مِّن جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ
وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ
كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ
“Fe eKharacnê-hum min cennê(tin) ve uyûn(in) ve kunûz(in) ve meqâm(in) kerîm(in). Kezêlike ve evrasnê-he benî isrâîle”
Metinde yer alan “فَأَخْرَجْنَاهُم” “onları çıkarmıştık” cümlesindeki “هُم/hum/onlar” zamiri kimlere dönmektedir?
Bizim görebildiğimiz çevirilere göre “firavn ve avanesine”
İsrail oğullarının; “mısırlılara” ve “onların bahçelerine, sularına, değerli konaklarına” “nasıl?” varis oldukları bu çevirilere göre izaha muhtaçtır.
Tercüme sahiblerinin hangi gerekçeye dayandıklarını bilmiyoruz. Aslında durum tam terside olabilir. Bizim anladığımız “فَأَخْرَجْنَاهُم” “onları çıkarmıştık” cümlesinde “İsrâil oğullarından” bahsedilmesi de mümkündür. Çeviri önerimiz “Biz, isrâil oğlullarını çıkarmıştık bahçelerden…” şeklinde olabilir. Ve bu cümle 54. Ayettle başlayan firavn’ın cümlesinin devamı da olabilir.
“كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ” “Bu şekilde o (nimetlere) varis kıldık İsrail oğullarını” (59).
57. Ayette bahsedilen “çıkarılma” gerek “firavn ve avanesi” ve gerekse “İsrail oğulları” için söz konusu olsun bir yorum sorunu doğurmamaktadır. 59. Ayet-i Kerime İsrail oğullarının Mısırlıların yerlerine mirasçı oldukları şeklinde anlaşılması durumunda ise, -İsrail oğullarının Mısır’a bir daha dönmedikleri bilinmektedir- bu nasıl izah edilecektir ve/veya izahı mümkün müdür?
Yusuf(a.s)’la, İsrail oğulları Mısır’a yerleşmişler, Yusuf(a.s)’ın itibarıyla Mısırda mal-mülk ve mevkii edinmişlerdir. Tevrat Çıkış’ın başlangıcında bu ilk olaydan bahseder;
“Zamanla Yusuf, kardeşleri ve o kuşağın hepsi öldü. Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı. Sonra Yusuf hakkında bilgisi olmayan yeni bir kral Mısır'da tahta çıktı. Halkına, "Bakın, İsrailliler sayıca bizden daha çok" dedi, "Gelin, onlara karşı aklımızı kullanalım, yoksa daha da çoğalırlar; bir savaş çıkarsa, düşmanlarımıza katılıp bize karşı savaşır, ülkeyi terk ederler." Böylece Mısırlılar İsrâilliler'in başına onları ağır işlere koşacak angaryacılar atadılar. İsrailliler firavun için Pitom ve Ramses adında ambarlı kentler yaptılar. Ama Mısırlılar baskı yaptıkça İsrailliler daha da çoğalarak bölgeye yayıldılar. Mısırlılar korkuya kapılarak İsrailliler'i amansızca çalıştırdılar. Her türlü tarla işi, harç ve kerpiç yapımı gibi ağır işlerle yaşamı onlara zehir ettiler. Bütün işlerinde onları amansızca kullandılar.” (Tevrat, Çıkış, 1:6-14).
Esed “Bahçeler, sular ve konaklarla” ilgili;
“Bu ifade, açıktır ki, İsrailoğulları'nın Hz. Yusuf'tan sonraki bir kaç nesil boyunca Mısır'da ulaştıkları itibar ve zenginliği îma etmektedir -ki bu parlak dönem, işbaşına geçen Mısırlı yeni bir hanedanın ellerindeki varlığa el koyup onları, sonradan Hz. Musa'nın çabalarıyla kurtulacakları bir tutsaklığa mahkum ettiği döneme kadar devam etmiştir. Firavun, İsrailoğulları'nın Mısırlılara karşı duydukları (gerçek ya da yakıştırma) nefrete dikkat çekerek, onlara reva gördüğü zulmü haklılaştırmaya çalışıyor” (Bknz.Esed).
Yine bilindiği gibi İsrâil oğulların “Denizi” geçtikten sonra Mısır’a geri döndüklerini ne Tevrat ne Kur’an’ı Kerim nede Tarih onaylamamakta, tam tersi bir daha Mısır’a dönmediklerinden bahsedilmektedir. Bu ayetle ilgili “yorum sorunu”nu görmüş olan Mevdudi şöyle demektedir;
“Bazı müfessirler bu ayete, “Allah, İsrailoğulları'nı Firavun ve halkının terkettiği bahçelere, pınarlara, hazinelere ve güzel güzel konutlara mirasçı kıldı” anlamı vermişlerdir. Böyle bir yorum, Firavun'un boğulmasından sonra İsrailoğulları'nın Mısır'a döndükleri ve Firavun'un kavminin mal ve servetini sahiplendikleri demek olur. Ne var ki, bu yorumu ne tarih, ne de diğer Kur'an ayetleri desteklemektedir” (Mevdudi).
59. Ayet-i Kerimede bahsedilen İsrail oğullarının mirasçı olmaları/kılınmaları 7. A’raf Suresi 136-137. Ayetinde bahsedilen mirasçı olmayla aynı anlamdadır. Buraya kadar sıraladığımız gerekçelerle “26:59” Ayetinin İsrail oğullarının Mısır’a mirasçı kılınmalarından bahsetmesi mümkün değildir.
Elbette Alîm Allah(a.c)’dir
Cehd bizden Te’vfik O’dan





















