Tahran'ın nükleer silahlara sahip olma zamanı kısaldıkça saldırı tehditlerinin şiddeti arttı. İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Dan Halutz, Aralık 2005 sonlarında ABD'li siyasi, askeri ve istihbarat yetkililerinin ardı ardına Ankara'ya gelmeleri üzerine ülkemize gelmişti. Derken çok geçmeden Alman Der Spiegel dergisi, "MOSSAD'ın İsrail hava kuvvetlerinin saldırısı için İran'da altı nükleer hedef belirlediğini, ABD yapımı Harpoon füzelerini nükleer başlıklarla donatarak denizaltılara yerleştirildiğini" yazmıştı...
İran gündeme gelir gelmez Ankara'ya gelen İsrail Genelkurmay Başkanı Halutz’un, İsrailli komandoların Bolu ve Hakkâri’deki dağ komando birliklerinde eğitilmesini istediğine dair iddialar dikkate şayan olmuştu. Tatbikatı İran'ın dağlarında yapamayacağına göre benzer yerler seçmesi elbette stratejiktir...
Amerika'nın Sesi, Almanya’nın Sesi, BBC, AFP (Dünya Gündemi) vs. pek çok yayın organı PKK'nın tasfiyesi, Kuzey Irak Kürt devletinin Ankara'yla uyumlu olması vaadine karşı ABD-İsrail ittifakına Türk hava koridorunun açılması istediler. Düşünün ki Türkiye her denileni yaptı, İran’a köstek oldu, PKK geri adım attı ve sisli havayı beklemek üzere İran meselesi hallolana kadar pusuya yattı ve olay çıkarmadı. Çünkü güçlü ABD'yi karşısına alamazdı; Kuzey Kürt devleti de bu süre zarfında iyi geçindi; İran’ın icabına bakıldıktan sonra ABD İran'da istediği devleti kurdu ve çekip gitti... Sonra PKK yine hortlarsa (ki hiç susmadı) ve Kuzey Irak Kürt devleti de artık uyumlu olmak için bir neden bulamazsa (ki hiç uymadı), ABD zahmet edip binlerce asker kaybettikten sonra müdahaleye kalkışır mı sanıyorsunuz?.. Türkiye neyi halletmiş olur bu durumda?.. Söyleyeyim: Önce İran’ı, sonra kendini... Bush’un kanlı ve karanlık yolculuğunun Obama ile devam edip etmeyeceği merak edile dursun, biz tedbirimizi almadan takdiri bekliyor olmayalım. Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Faruk Loğoğlu bile 20 Aralık 2005'te inanılmaz bir demeç vermişti: "Bana göre İran, geri dönülmez şekilde nükleer silah elde etme yönünde ilerliyor." Washington Büyükelçimiz sizce neden tam olarak ABD'nin istediği gibi bir beyanat vermişti dersiniz? ABD'nin aleyhinde bir beyanat verdiğine şahit olmak mümkün olabilir miydi?.. Bir büyükelçinin ülkesi hangisidir ve onu hangi ülkenin çıkarları ilgilendirmelidir?..
Olan bitenden haberi olmayanlar olacak olanlardan da haberdar olamazlar. Irak özel güçlerinin eski komutanlarından General Muntazar El Samarray, Irak’taki gizli merkezlerde pek çok insanın işkence gördüğünü ve işkence sırasında öldürüldüğünü söylemişti. Oralarda pek çok insan vücutlarında kırbaç ve asit izleri taşımaktadır. İşkence yapanların bir kısmı satılık ve öfkeli İranlılar ya da İran'da yaşayıp Amerikan işgalinden sonra Irak'a gelen satılık ve ödlek Iraklılardı. İran-Irak savaşının intikamcı pislikleriydi... Kadın cezaevlerindeki Müslüman kadınlar, taharetsiz ve şerefsizler tarafından işkenceye ve tecavüze uğradılar...
Irak İçişleri Bakanı sıfatıyla Beyan Bağr Sulag yaptıklarının hesabını dünyada çeker mi bilmem, ama Ahiret yurdu onun gibiler için ateş yurdu olacaktır!.. Samarray Ürdün'e kaçmak zorunda kalmıştı... Orası da güvensizdi... Fakat Sulag gibiler bu dünyada rahat etseler de nalları diktiğinde kaçacak delik de bulamayacaklar... Mazlumun hakkı zalimlerin burunlarından çıkacak...
Türkiye'de ekmek çalanın bile başına gelmedik kalmazken-bir ekmek çaldığı için komaya sokulan yetimin hikâyesini hatırlıyorum. Irak ecnebilerce yağmalandı da çıt çıkmadı... İçlerindeki haysiyetsizler Amerikano çizmelerinin dolaştığı caddelerde bayram ettiler. Bush’un uydusu kuruldu. Hala Ortadoğu ecnebi güçlerin yağmasına açık bekliyor... Batan geminin malları... Şimdi yağmalanılma sırası kimde? İran’da olabilir mi? Obama döneminde umutlu olanlar Obama’dan sonraki dönemlere hazır mıdırlar? Müslüman memleketler teker teker yağmalanma yolundadırlar... Yok mu buna "dur" diyecek bir fırıncı?!..
İsrail'le ilgili dikkat çekici bir şey daha var: Kitle iletişim vasıtasıyla Yahudilere Almanlarca zulmedildiği tüm cihana duyuruldu. Bunu Avrupa yaptıysa- Ahmedinejad'ın da dediği gibi-faturasını neden Filistin ödüyor? İranlıların da en çok sorduğu sorulardan biri budur... Aslında cevabı çok basit… Birkaç maddede özetleyelim:
1. Çünkü Filistinliler II. Abdulhamid gibi zamanında Yahudilere toprak satılması konusunda tavizsiz, katı ve uyanık olmadılar; "biz burayı kanla aldık, ancak kanla veririz" demesini bilmediler...
2. Çünkü Yahudiler sahipsiz başka toprak bulamazlar ve orası onların idealleri ve inançları için zaten "olmazsa olmaz" bir bölgededir. Yani Büyük İsrail Projesindeki sınırlara dâhildir...
3. Çünkü Almanya güçlü bir AB üyesi devlettir; yalnız değildir. İleride Büyük İsrail Devleti kurulursa zaten onların da icabına kolaylıkla bakılabilecekken acelesi yoktur; güçlü olanlar sonraya ertelenebilirler...
Maddeler devam edebilirdi; ama düşünen bir toplum için yeter de artar bile... Fakat bir gerçek var ki maddeler halindeki varyasyonlar ne kadar artırılırsa artırılsın değişmeyecektir: Büyük İsrail Projesi, İsrail’le ilgili her problemin en büyük sebebidir! Hatta bu problemlerin bir kısmı İsrail'le alakalı bile görünmeyebilir...
Yağmalanan Ortadoğu bu projenin parçasıdır. Siyonist Yahudiler ve emperyalist Hıristiyanlar dünyanın en büyük evrensel zulmünün başrolünü paylaşıyorlar... Anti-siyonist Yahudiler ve hümanist Hıristiyanlar söz sahibi değillerdir; zaman zaman yaptıkları sloganlı yürüyüşler ya ifşa edilmeden ya da baskıyla örtülüyor ve/veya bastırılıyor. Müslümanların ise kanı ve canı hayvanlar kadar bile para eder addedilmiyor. Onlar için BİP (Büyük İsrail Projesi) nasıl en önemli şey ise, bizim için de "Müslümanların Birliği" en önemli şey kabul edilmelidir. Altı milyar dünya nüfusunun beş buçuk milyarı mazlumdur ve onların birliği yarım milyarı on kere boğar... Beş altı kişiye tek kişi gibi bir durum ortaya çıkar... O tek silahlı kişi -düşünsenize-beş altı kişinin silahlanmasını kabus olarak görmez mi?..
Aslında İran'ın sorduğu bu yanlış sorunun nedeni yanlış cevaptır. İsrail kendilerine yapılan mezalimden(!) bahsediyor ki, "ne alakası var?" ya da "git o zaman Avrupa ile hesaplaş" falan diyelim. O en az bizim kadar biliyor zaten alakasız olduğunu...
Mantık yürütme ey İran! Mesele senin nükleer başlıkların değil... İstersen ağzınla kuş tut, istersen ABD'nin bir eyaleti ol - vaat edilmiş topraklarda olmak bela olarak sana da bize de yeter de artar!...
D8 işleseydi Rusya ve Çin de katılacaktı. O zaman Amerika bu zulümleri Ortadoğu’da yapamazdı. Yolsuzluklarla ünlenen İsrail Başbakanı Elmud Olmert’e güvenmek ne anlama geliyor şanlı Türkiye’min sayın hükümeti?... Zulüm küfrün harekete geçmesidir. Batıl, Hakkın aranmadığı yerde zulmedilecek mazlum arar. Batıl asla Hakka galip olamaz; o ancak hakkın olmadığı yerde külhanbeyidir. Zulüm küfrün kudurmasıdır. Küfür pisliktir; zulüm ise temiz olanın pisletilmesi… Zalimin bayrağını mazlum diker. Başka türlü söz sahibi olamaz onlar. Zalimin muhakeme edilmesi mazluma zulümdür. Kahraman, mazluma sahiplenendir. Dünyanın iki yüzünün de aydınlanmasını bekleme; sen aydınlığın güneşi, karanlığın ayı ve yıldızı ol.
Elbetteki her Yahudi Siyonist değildir; ama her Siyonist Yahudi politikacıdır…
Tarih: 24.09.09/YÜKSEL YILMAZ






















